Ilayda
New member
LGS: Bir Hayatın Dönüm Noktası
Merhaba forumdaşlar,
Bugün sizlerle, belki de hepimizin hayatında önemli bir dönüm noktası olan bir sınavdan, LGS'den bahsetmek istiyorum. Belki de her birimizin zihninde çok farklı anılar, duygular uyandıran bir konudur bu. Herkesin LGS'yi farklı bir yerden hatırladığını biliyorum; kimimiz kaygıyla, kimimiz ise umutla beklemişti o sınavı. Ama hiç unutamadığım bir hikaye var, yıllar sonra bile hatırladıkça beni duygulandıran ve belki de hepimizin sınavlarla ilgili yaşadığı ortak duyguları yansıtan bir hikaye.
Bir Gece, Bir Sınav ve Bir Aile
Hikayemiz, 2018 yılının yazında başlıyor. O yıl LGS, yani Liselere Geçiş Sınavı ilk kez tüm Türkiye'de uygulanıyordu. Bu, o kadar büyük bir yenilikti ki, sadece öğrenciler değil, aileler de büyük bir değişim sürecine girmişti. Birçok aile, sınavın ne kadar etkili olacağını, çocuklarının hayatında ne gibi değişimlere yol açacağını bilemeden, yeni sistemin yükünü omuzlarına almıştı.
Ayşe, o yıl 8. sınıfı bitiren bir öğrenciydi. Hedefi, çok istediği bir fen lisesine yerleşmekti. Tüm yıl boyunca sıkı çalıştı, derslerine odaklandı. Fakat her geçen gün, LGS'nin yaklaşmasıyla birlikte içine bir korku düşmeye başladı. O sınavın getirdiği baskı, onu ve ailesini gittikçe daha fazla zorlamaya başlamıştı.
Ayşe’nin annesi, Gülhan, oldukça empatik ve duygusal bir kadındı. Kızının sınav için sürekli kaygılandığını gördükçe, bir anne olarak onun bu duygusal yükünü almak istiyordu. Gülhan, sınavın sadece bir anlık bir değerlendirme olduğunu anlatmaya çalıştı Ayşe’ye. "Unutma, bu sınav sadece senin ne kadar çalıştığını gösterir, hayatının kararını vermez," diyerek, kızıyla bol bol sohbet etti, ona moral vermek için çaba gösterdi. Ama Ayşe, bir türlü bu kaygıyı üzerinden atamıyordu.
O sıralarda Ayşe’nin babası, Cem, çok farklı bir bakış açısına sahipti. Cem, her zaman çözüm odaklı, stratejik bir adamdı. Sınavın sonuçlarından çok, Ayşe'nin bu dönemi nasıl atlatacağını düşünüyordu. “Her şeyin bir yolu vardır,” diye sıkça söylerdi. O yüzden, sınavın sadece bir sonuç olmadığını, önemli olanın nasıl bir yaklaşım sergilediği ve sınav sürecini nasıl yönettiği olduğuna inanıyordu. Cem, Ayşe'yi sakinleştirmek için ona günün programlarını yapmayı önerdi. Her saat için ne yapması gerektiğini belirleyerek bir strateji oluşturdu. “Ders çalışmanın planını yap, her hafta sınav soruları çöz, düzenli olarak ara vermeyi unutma,” diyerek Ayşe'ye çözüm önerileri sundu.
Gecenin Korkusu ve Aydınlık Bir Sabah
Sınav gecesi gelmişti. Ayşe, yatmadan önce saatlerce gözüne uyku girmedi. Sınavın nasıl geçeceği, yerleşip yerleşemeyeceği konusunda korku ve belirsizlik içerisinde kıvranıyordu. Annesi Gülhan, kızının yanında oturdu, başını okşayarak, "Sana inanıyorum, her şey yolunda olacak," dedi. Ama Ayşe hala kararsızdı, kaygıları içinde kaybolmuştu. Cem ise, son bir kez Ayşe’yi ziyaret etti ve ona sakin olmasını söyledi. “Bunu hep birlikte başaracağız,” dedi, ve ayaklarına basarak, "Sadece elinden geleni yap." Ayşe, babasının bu sağlam duruşu karşısında biraz olsun rahatladı.
Sınav sabahı geldiğinde, Ayşe bütün duygusal karışıklığına rağmen, babasının stratejik yaklaşımını hatırlayarak sınav merkezine gitmek üzere evden çıktı. İçindeki korkuyu yenmek kolay değildi ama ona bir hedef göstermişlerdi. Cem’in çözüm odaklı yaklaşımı ve Gülhan’ın duygusal desteği, Ayşe’ye güç vermişti.
Sınavdan bir hafta sonra, sonuçlar açıklandığında, Ayşe çok sevdiği fen lisesine yerleşmişti. Ailesi, Ayşe’nin başarısını kutlamak için büyük bir parti düzenledi. O an, sadece sınavın sonucunu değil, Ayşe’nin o süreçteki olgunlaşmasını, hem kendisine hem de ailesine kattığı dersleri de kutlamışlardı.
LGS’nin Hayatımızdaki Yeri: Bir Yolculuk, Bir Deneyim
LGS, çoğumuz için sadece bir sınavdan ibaret değildi. O, çok daha fazlasını simgeliyor; hayatımızdaki bir dönüm noktasını, büyümeyi ve geleceğe bir adım atmayı… Bu sınavı, sadece sonuçlarıyla değerlendirmek haksızlık olurdu. Bu sınav, ailelerin bir arada omuz omuza vererek çocuklarına verdikleri desteğin de bir simgesidir. Gülhan’ın şefkati, Cem’in stratejik yaklaşımı, Ayşe’nin bu süreçteki mücadelesi… Tüm bunlar, aslında sınavdan çok daha fazlasıdır.
Şimdi, forumda sizlere sormak istiyorum:
- LGS’nin sizin hayatınızdaki yeri neydi?
- Bu sınavdan sadece bir sonuç değil, aynı zamanda hayatınıza neler kattı?
- Sınavın duygusal yönü hakkında ne düşünüyorsunuz? Ailelerin bu süreçteki rolü sizce ne kadar önemli?
Fikirlerinizi ve deneyimlerinizi bizimle paylaşın, hep birlikte bu önemli döneme dair daha fazla hikâye ve düşünce biriktirelim.
Merhaba forumdaşlar,
Bugün sizlerle, belki de hepimizin hayatında önemli bir dönüm noktası olan bir sınavdan, LGS'den bahsetmek istiyorum. Belki de her birimizin zihninde çok farklı anılar, duygular uyandıran bir konudur bu. Herkesin LGS'yi farklı bir yerden hatırladığını biliyorum; kimimiz kaygıyla, kimimiz ise umutla beklemişti o sınavı. Ama hiç unutamadığım bir hikaye var, yıllar sonra bile hatırladıkça beni duygulandıran ve belki de hepimizin sınavlarla ilgili yaşadığı ortak duyguları yansıtan bir hikaye.
Bir Gece, Bir Sınav ve Bir Aile
Hikayemiz, 2018 yılının yazında başlıyor. O yıl LGS, yani Liselere Geçiş Sınavı ilk kez tüm Türkiye'de uygulanıyordu. Bu, o kadar büyük bir yenilikti ki, sadece öğrenciler değil, aileler de büyük bir değişim sürecine girmişti. Birçok aile, sınavın ne kadar etkili olacağını, çocuklarının hayatında ne gibi değişimlere yol açacağını bilemeden, yeni sistemin yükünü omuzlarına almıştı.
Ayşe, o yıl 8. sınıfı bitiren bir öğrenciydi. Hedefi, çok istediği bir fen lisesine yerleşmekti. Tüm yıl boyunca sıkı çalıştı, derslerine odaklandı. Fakat her geçen gün, LGS'nin yaklaşmasıyla birlikte içine bir korku düşmeye başladı. O sınavın getirdiği baskı, onu ve ailesini gittikçe daha fazla zorlamaya başlamıştı.
Ayşe’nin annesi, Gülhan, oldukça empatik ve duygusal bir kadındı. Kızının sınav için sürekli kaygılandığını gördükçe, bir anne olarak onun bu duygusal yükünü almak istiyordu. Gülhan, sınavın sadece bir anlık bir değerlendirme olduğunu anlatmaya çalıştı Ayşe’ye. "Unutma, bu sınav sadece senin ne kadar çalıştığını gösterir, hayatının kararını vermez," diyerek, kızıyla bol bol sohbet etti, ona moral vermek için çaba gösterdi. Ama Ayşe, bir türlü bu kaygıyı üzerinden atamıyordu.
O sıralarda Ayşe’nin babası, Cem, çok farklı bir bakış açısına sahipti. Cem, her zaman çözüm odaklı, stratejik bir adamdı. Sınavın sonuçlarından çok, Ayşe'nin bu dönemi nasıl atlatacağını düşünüyordu. “Her şeyin bir yolu vardır,” diye sıkça söylerdi. O yüzden, sınavın sadece bir sonuç olmadığını, önemli olanın nasıl bir yaklaşım sergilediği ve sınav sürecini nasıl yönettiği olduğuna inanıyordu. Cem, Ayşe'yi sakinleştirmek için ona günün programlarını yapmayı önerdi. Her saat için ne yapması gerektiğini belirleyerek bir strateji oluşturdu. “Ders çalışmanın planını yap, her hafta sınav soruları çöz, düzenli olarak ara vermeyi unutma,” diyerek Ayşe'ye çözüm önerileri sundu.
Gecenin Korkusu ve Aydınlık Bir Sabah
Sınav gecesi gelmişti. Ayşe, yatmadan önce saatlerce gözüne uyku girmedi. Sınavın nasıl geçeceği, yerleşip yerleşemeyeceği konusunda korku ve belirsizlik içerisinde kıvranıyordu. Annesi Gülhan, kızının yanında oturdu, başını okşayarak, "Sana inanıyorum, her şey yolunda olacak," dedi. Ama Ayşe hala kararsızdı, kaygıları içinde kaybolmuştu. Cem ise, son bir kez Ayşe’yi ziyaret etti ve ona sakin olmasını söyledi. “Bunu hep birlikte başaracağız,” dedi, ve ayaklarına basarak, "Sadece elinden geleni yap." Ayşe, babasının bu sağlam duruşu karşısında biraz olsun rahatladı.
Sınav sabahı geldiğinde, Ayşe bütün duygusal karışıklığına rağmen, babasının stratejik yaklaşımını hatırlayarak sınav merkezine gitmek üzere evden çıktı. İçindeki korkuyu yenmek kolay değildi ama ona bir hedef göstermişlerdi. Cem’in çözüm odaklı yaklaşımı ve Gülhan’ın duygusal desteği, Ayşe’ye güç vermişti.
Sınavdan bir hafta sonra, sonuçlar açıklandığında, Ayşe çok sevdiği fen lisesine yerleşmişti. Ailesi, Ayşe’nin başarısını kutlamak için büyük bir parti düzenledi. O an, sadece sınavın sonucunu değil, Ayşe’nin o süreçteki olgunlaşmasını, hem kendisine hem de ailesine kattığı dersleri de kutlamışlardı.
LGS’nin Hayatımızdaki Yeri: Bir Yolculuk, Bir Deneyim
LGS, çoğumuz için sadece bir sınavdan ibaret değildi. O, çok daha fazlasını simgeliyor; hayatımızdaki bir dönüm noktasını, büyümeyi ve geleceğe bir adım atmayı… Bu sınavı, sadece sonuçlarıyla değerlendirmek haksızlık olurdu. Bu sınav, ailelerin bir arada omuz omuza vererek çocuklarına verdikleri desteğin de bir simgesidir. Gülhan’ın şefkati, Cem’in stratejik yaklaşımı, Ayşe’nin bu süreçteki mücadelesi… Tüm bunlar, aslında sınavdan çok daha fazlasıdır.
Şimdi, forumda sizlere sormak istiyorum:
- LGS’nin sizin hayatınızdaki yeri neydi?
- Bu sınavdan sadece bir sonuç değil, aynı zamanda hayatınıza neler kattı?
- Sınavın duygusal yönü hakkında ne düşünüyorsunuz? Ailelerin bu süreçteki rolü sizce ne kadar önemli?
Fikirlerinizi ve deneyimlerinizi bizimle paylaşın, hep birlikte bu önemli döneme dair daha fazla hikâye ve düşünce biriktirelim.